Berk Bingöl
07.12.1998 – 29.02.2020




21 Yıl 2 Ay 21 Gün
Berk’in bu dünyada bizimle kaldığı süre bu kadar. Böylesine genç ve zamansız bir kayıp Berk’in başladığı hemen her şeyin yarım kalmasına, hayatta yapabileceği binlerce güzel şeyi ise hiç yapamamasına neden oldu. Onun hakkında bu siteyi hazırlarken kısacık yaşamı sırasında başardıkları bize hep eğer yaşasaydı daha neler başarabilirdi, ülkesine, dünyaya, tüm insanlığa ne çok katkısı olabilirdi diye düşündürdü. Berk, yeteneği, mütevazılığı, kanaatkarlığı ve kimseye asla zarar vermeyen iyi kalbiyle bu dünyadan çok erken göçerek biz sevenlerini yalnız bıraktı ve tüm insanları kendisinden önce yalnız ve öksüz bırakan diğer bilgelerin arasına katıldı.
Adnan Menderes Anadolu Lisesi
Berk 2013 yılında o yıllardaki adıyla SBS sınavıyla Adnan Menderes Anadolu Lisesini kazandı. Devlet okulunda okuma tercihini Berk kendisi yapmıştı ve sanıyorum böylelikle kendisini çok mutlu hissettiği, en iyi arkadaşlıklarını kurduğu bir dönem başladı.
Lise hayatı Berk’in ergenlikte yaşadığı sorunları geride bıraktığı ve olgunlaştığı dönemdi. Sonraki yıllarda davranışlarının temellerini oluşturacak maddi beklentileri hemen hiç olmayan, insanlar arasında sosyal veya ekonomik farklar nedeniyle ayrım yapmayan, tüm yeteneğine ve sahip olduğu şansa karşın mütevazı kişiliği bu yıllarda oluşmaya başladı.
Lise yılları Berk’in unutamayacağı arkadaşlıklar kurduğu bir dönem oldu aynı zamanda. Burada kurduğu arkadaşlıklarının çoğunu hep devam ettirdi.
İngilizce’sini geliştirmeye devam ettiği ve bu sayede kendi yaş grubunun dünyadaki eğilimlerini yakından takip ettiği ve bilgisayar oyunları ile dolu bir hayat oluşturmuştu. Fakat tüm bu ders dışı faaliyetlerinin çokluğuna karşın üniversite sınavında biz ailesini de şaşırtarak çok başarılı bir sonuç elde etti.
Koç Üniversitesi
Berk 2017 yılında Koç Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği bölümünü kazandı. Lise yıllarında tıp dahil farklı meslekleri değerlendiren Berk, Üniversiteye hazırlanırken anne ve babasının mesleği olan mühendisliği tercih etti.
Berk için üniversite yılları eğitimi kendini akademik olarak en iyi noktaya taşıdığı bir dönem oldu. Özellikle yazılım algoritmaları, bunların temelini oluşturan ileri matematik konularında kendini geliştirmek için çok çalıştı.
Üniversitede yeni bir ilgi alanı oldu: Ekonomi. Çift anadal programına kabul edilerek Ekonomi alanında da çalışmaya başladı. Berk için Ekonomi kısa sürede en az mühendislik kadar ilgi duyduğu bir disiplin oldu. Okumalarının çoğu hem klasik hem de çağdaş ekonomistlerin eserlerine yoğunlaşmıştı.
Bütün bu yoğun ve ağır akademik programa karşın Berk çok başarılı bir öğrenciydi. Üniversitesinde bir dönemde 3.5/4.0 ortalamaya sahip öğrencilerin girebildiği Yüksek Onur Listesine girmeyi başardı. Berk aramızdan ayrıldığında 3. sınıfın ilk dönemini tamamlamış, mezuniyete ilerliyordu. Maalesef çok sevdiği okulundan mezun olamadı Berk.
Kandilin Kısa Işığı
Berk’in Hikayesi

Her ölümün arkasından yazmak zordur ancak kendi oğlunuzun arkasından bunu yapmaya çalışınca sadece inanılmaz acı veren, zor bir yazı işine girmiş olmuyorsunuz, aynı zamanda hayatın geçiciliği, kısalığı veya bu dünyada bize ait olduğunu sandığımız zamanı nasıl kullanmamız gerektiğine dair ilk bakışta bilgece görünen pek çok öğretiyi veya tavsiyeyi de sorguluyorsunuz. Çünkü Berk’in aramızdan ayrılışı, o geçiciliğin ve sonluluğun sizi hayattan koparacak kadar, tüm kalbinizi ve ruhunuzu yakacak kadar kederli olabileceğini her kitaptan ve her sözden daha vurucu biçimde bize öğretiyor, hatırlatıyor.
7 Aralık 1998 de doğdu Berk. Doğduğunda yılın ilk karı yağmıştı İstanbul’a. Hafifçe, çok ta tutmadı. İlk bebeğimizdi. Şanslı bebekti, pek çok kişinin sahip olmadığı imkanlara sahipti. Biz de öyle. Ya da o zamanlar şansın, kısmetin aslında ne olduğunu tam bilmiyorduk, kendimizi öyle zannediyorduk. Mutlu çocukluğunda annesiyle beraber yuvaya giderken servistekileri küçücük yaşına karşın yaptığı konuşmalarla kendisine hayran bıraktığını, televizyonda oynanan bir at yarışı ve adam asmaca oyunu sayesinde 4 yaşında kendi kendine okuma yazma öğrendiğini hatırlıyorum. Neşeliydi, afacandı.
Berk için ilk okula başlaması ve sonraki yıllar aramıza 7 yıl aradan sonra küçük kız kardeşinin katılması ile biraz daha zorlu geçti. O zamanlar farketmemiştik pek ama kız kardeşi ile aralarındaki üniversite yıllarına kadar süren mesafeli ilişki, rekabet ve zaman zaman dışlama o dönemde bizim zamanınımızın ve ilgimizin yeni gelen küçük kıza yönelmesinden kaynaklanmış olabilir. Ama son iki yılda ikisi de büyüdüler, olgunlaştılar ve birbirlerinin en iyi arkadaşları haline geldiler. Gerçek bir kardeşlik bağı kurdular. Ne yazık ki bu sadece iki yıl sürebildi ve bizler gibi kız kardeşi de yapayalnız kaldı.
Berk’in akademik yeteneği küçüklükten belliydi. Ancak bu büyük yeteneğine karşın kendisine olan güveni krılgandı ve kendine hırslı yüksek hedefler koymaktan her zaman çekinirdi. Her zaman kanaatkar, mütevazı ve gösterişsiz olmayı severdi. Yine de okul hayatı boyunca hep büyük başarılar elde etti ve bizi hep gururlandırdı.
Üniversite hayatı onun için dönüşümün başlangıcı oldu. Akademik olarak kendine iddialı hedefler koymaya ve bunları başarmak için çok emek harcamaya başladı. Bu kadar çabayı da kendi ifadesiyle “öğrenmek, bir konuyu derinlemesine anlamak, bilmek için” veriyordu. Aynı zamanda ergenlik dönemindeki zorlanmalarını atlattı, bizimle ve kız kardeşi ile ilişkileri olağanüstü iyi bir hale geldi. O kısa dönem hepimiz için harikaydı.
Berk’in arkadaşlıkları hep kalıcı oldu. Kendisini yakın hissettiği az sayıda arkadaşı ile hep dost kaldı. Lisesinde edindiği arkadaşları onun için hep önemliydi. Sonra üniversitede de kendisini çok yakın hissettiği arkadaşları ile güzel sohbetler, zeki tartışmalar, eğlenceler içeren bir dünya kurdu. Berk fazla dışarıya çıkmayı, takılmayı sevmezdi, kendisini iyi hisettiği insanlarla beraber olmak ona yeterdi. Bunlardan en önemlisi Berk’in kız arkadaşı ile olan ilişkisiydi. Birbirlerini çok sevdikleri her hallerinden belli olan bu iki küçük yürek, belli ki aralarındaki bir kısmı gençlik ve hayat tecrübesinin azlığından kaynaklı sorunlar nedeniyle ayrılmışlardı ama son ana kadar hep arkadaş kalmayı ve birbirlerinin en iyi sırdaşı olmayı başardılar.
Tüm bu görünürdeki iyi gelişmelerin ötesinde ise nedenlerini bugün bile tam bilmediğimiz Berk’in hassas kalbini kıran, duygularını kimseyle paylaşmadan yaşadığı sıkıntıları olduğunu bilmiyorduk o zamanlar. Her şeyin iyi gittiğini, küçük oğlumuzun artık kendini bulduğunu yani “adam olmaya” başladığını sandığımız dönem sadece 1-2 yıl sürdü. Berk’in artık iyi olmadığı çok kısa süren son döneminde ise ona hiç yardımcı olamadık ve Berk pandemi dünyayı kasıp kavurmadan hemen önce Şubat ayının son gecesi aramızdan sonsuza kadar ayrıldı.
Berk’in anılarını yaşatmak, onu hep hatırlamak, saygıya anmak ve onurlandırmak için bu sayfalarda Berk’e ilişkin anıları, birlikte yaptıklarımızı anlatmak istiyoruz. Ona ilişkin anılarınızı, düşüncelerinizi yorum olarak yazabilir veya bize iletişim formundan mesaj yollayabilirsiniz.
Seni çok ama çok özlüyoruz oğlum…
Ailesi