Bir yıl daha geçti oğlum. Sensiz bir yıl daha. Son doğum gününü hatırlıyorum, iyiydi demiştin hatırlıyorum. Sensiz geçen neredeyse üç yıl içinde hayatımız bir taraftan gittiğin anda donmuş, kalmış gibi geliyor, sen olmadan hiçbir yere gitmemişiz, gidememişiz gibi, geçmişte, seninle olduğumuz anılarda kalmak istiyoruz. Bir yandan da yavaş ta olsa değişiyoruz. Hayat akıyor hissediyorum. Bu akışa ne kadar katılmak istediğime karar veremesem de hayat değişiyor.
Seninle ne kadar az zaman geçirdik, ne kadar az zamanın oldu bu hayatta. Bunun acısı hiç bir zaman geçmeyecek. Bu adaletsizliğin hüznünü hep kalbimizde taşıyacağız. Ne kadar iyiydin, gurur duyardık seninle. Her zaman. Kimseye zarar vermeyen, çok yetenekli ama bu yeteneklerine karşın kırılgan ve olağanüstü mütevazı. Biraz yalnız ve kendinle başbaşa. Bu dünyaya ait olmadığına yaşadıkça şahit oluyorum. Biz bu dünyada, bu hengamenin ve her türlü hırsın, doymak bilmezliğin, korkaklığın, esaretin ortasında kaldık, sensiz ve özlemle.
Umarım sen çok daha mutlu olduğun bir yerdesindir. Sonsuz, masmavi bir gökyüzünde özgürce, huzurla uçtuğunu ve anneni, beni ama her şeyden çok kız kardeşini sevgiyle izlediğini hayal ediyorum. İyi olduğunu hayal ediyorum. Özlüyorum.
İyi ki doğdun oğlum,
Sonsuz iyilikte seninle kavuşmak dileğiyle…
